William, 1842 yılında New York’ta doğdu. Varlıklı bir ailenin çocuğuydu. Ama doğumundan bu yana hastalıklar peşini bırakmıyordu. Gözleri iyi görmüyordu. Bir göz hastalığı sebebiyle, çocukken geçici körlük yaşadı. Kulağı da iyi duymuyordu, farklı ses tonlarını ayırt edemiyordu. Sebebi tam olarak kestirilemeyen vücut ağrıları vardı. Özellikle sırtı bazen öyle çok ağrıyordu ki; ne oturabiliyordu ne de ayakta durabiliyordu. Ciddi mide sorunları sebebiyle, çok sert bir diyet uygulaması gerekiyordu. Yoksa aşırı şekilde kusuyor ve ciddi cilt sorunları ortaya çıkıyordu. Psikolojik sorunları da vardı ve nevrasteni teşhisi konulmuştu.

Williams, sağlık sorunları sebebiyle gününün çoğunu evde geçiriyordu. Pek arkadaşı yoktu. Başarılı bir öğrenci de değildi. Tek düze bir hayatı olduğunu düşünüyordu. Fiziksel acıları bazen çekilmez bir hal alıyordu; hatta bu yüzden 2 defa intihar girişiminde bulundu.

En sevdiği şey resim yapmaktı. Zamanının önemli bir kısmını resim yapmaya ayırıyordu. Bu konuda iyi olduğunu düşünüyordu, ama ne yazık ki kendisinden başka böyle düşünen yoktu.

Yıllar geçti, yaşı ilerledi. Erkek kardeşi Henry, dünya çapında ünlü bir yazar olmuştu. Kız kardeşi Alice de, yazar olarak iyi para kazanıyordu. Babası onu da bir şeyler yapması için zorluyordu. Ama William kendisini ailenin kara koyunu gibi görüyordu.

Babası, iş ilişkilerini kullanarak onu 1864 yılında Harvard Tıp Fakültesi’ne kaydettirdi ve William’a “bunun artık son şansı olduğunu, bu şansı iyi değerlendirmesi gerektiğini” söyledi. Ama William, Harvard’da da kendini hiç iyi hissetmedi. Psikiyatri bölümünde geçirdiği bir günün ardından, günlüğüne “hastalarla, doktorlarla olduğundan çok daha fazla ortak yanı olduğunu” yazmıştı.

1865 yılında, William, babasının onayı olmadan Tıp Fakültesine ara verip Amazon yağmur ormanlarına yapılacak bir geziye katıldı. O dönemlerde kıtalararası seyahatler çok uzun sürüyordu ve çok zordu. William kırılgan sağlık durumuna rağmen Amazon’a kadar gidebildi. Ama Amazon’a vardığının ilk günü suçiçeği hastalığına yakalandı ve neredeyse ormanda ölüyordu. Hastalığı atlattı; ama vücudu güçsüz düştü. Onu çocukluğunda yatağa mahkum eden sırt ağrıları geri geldi ve William hareket edemez hale geldi. Aylar sürecek dönüş yolcuğunun onu öldüreceğini düşünüyordu. 8 ay sonra zar zor da olsa eve dönebildi.

William, bir gece filozof Charles Perice’in kitabını okurken küçük bir deney yapmaya karar verdi. Günlüğüne şöyle bir şey yazdı: “Bir yıl boyunca, yaşamında her ne olursa olsun, yüzde yüz kendim sorumluymuş gibi davranacağım.” Bu süre zarfında, başarılı olmak için elinden geleni yapacaktı ve olumsuz koşullarını aşmaya çalışacaktı. Ama buna rağmen hiç bir şey düzelmez ise hayatına son verecekti.

William James, dediğini yaptı. Tedavi olmak için Almanya’ya gitti. Psikoloji alanında yaptığı çalışmalara devam etti. 1869 yılında, Harvard Tıp Fakültesinden mezun oldu. Çalışmaları dünya çapında ses getirdi. Yazdığı kitaplar onlarca dile çevrildi. Harvard’da ders vermeye başladı. Daha sonra hem ABD’de hem Avrupa’da pek çok üniversitede de konuk öğretim görevlisi olarak dersler verdi. Öldüğünde “Amerikan Psikolojisinin Kurucusu” olarak anılıyordu. Arkasında 5 çocuk bırakmıştı. Çocuklarından biri, Henry, ünlü bir yazar olmuş ve Pulitzer ödülü kazanmıştı. William James, bu küçük deneyine daha sonra “yeniden doğuş” adını takacaktı. Hayatında gurur duyduğu her şeyi bu deneye borçluydu.

Kaynak: Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı, Mark Manson, Butük Yayınevi. (Değiştirilerek alıntılanmıştır.)