Okuma süresi 4 dk

Yenilikçilik, inovasyon, yenileşim, yaratıcılık… Bunların hepsini duymuş olmalısınız. Peki aralarındaki farklar neler, biliyor musunuz? Yenilikçilik deyince aklınızda ne oluşuyor? Yenileşimden farkı nedir? Peki ya inovasyon? İnovasyon ile yenileşim arasında ne fark vardır? Yaratıcılık, yenilikçilik ile aynı mıdır?

Bu soruları ne zaman bir sınıfta sorsak, nadiren net cevaplar duyuyorum. Eğer sizin de kafanız karışık ise, bu yazı tam size göre.

Saydığım kavramlar içinden “Yenileşim”, TDK tarafından İngilizcedeki “Innovation” sözcüğünün karşılığı olarak konumlanmış. Ama dilimizde maalesef çok yer etmemiş ve İngilizce karşılığını devşirerek “İnovasyon” sözcüğünü Türkçe’ye katmışız. Yani, özetle yenileşim ve inovasyon sözcükleri eş anlamlı sözcüklerdir.

Peki ne anlama gelirler? Bu iki kavramın iş dünyasındaki en özet tanımı “yeni değer” yaratmaktır. Değer fayda demektir. Eğer bir şey birileri için fayda sağlıyorsa değerlidir. Değeri ise her zaman müşteri tarif eder. Yani “Kime göre değerli?” sorusunun cevabı “Müşteriye göre!” olmalıdır. Müşteri, kendisine sunulan şey her ne ise, kendisine sağladığı faydaya bakarak bir değer biçer. Müşteriye yeni (ilave/farklı) bir değer yaratan çözümler yenilikçi çözümlerdir.

Bu arada sunulan ürün veya hizmet farklı yönlerden çok değerli olabilir. Örneğin bu sayfada resmini gördüğünüz uçak, tasarımı ve üretimi milyonlarca dolara mal olmuş bir ürün olabilir. Ama kanadının gölgesinde yatan aslanlar için sadece benzer boyutta gölgelik sağlayan bir ağaç kadar değeri vardır.

Peki bir ürün veya hizmetin yeni değer yarattığını nasıl anlarız? Yenileşim konularında önemli araştırmaları olan ünlü Psikolog Mihaly Csikszentmihalyi “Ortaya koyduğunuz düşünce, ürün veya hizmet müşterinin sosyal değerlendirmesinden geçip (görülüp kullanılıp değerlendirilip) değer ürettiği ispat edildiği zaman yenileşim yapmış olursunuz.” diyor. Csikszentmihalyi ‘nin neyi kastettiğini birkaç örnek ile anlatayım.

Segway adlı ürünün 2002 yılında çok büyük bir medya kampanyası ile nasıl tanıtıldığını yaşı müsait olanlar hatırlar. Ürünün halka gösterimi yapılmadan önce “Dünyayı değiştirecek bir icat geliyor!” sloganıyla merak uyandırılmıştı. Şirketin CEO’su Segway için “Arabanın at arabasına yaptığını, bu ürün arabaya yapacak” demişti. Ürüne yatırım yapan, ünlü melek yatırımcı John Doerr, ürün satışlarının tarihi bir rekor kıracağını, daha önce benzeri görülmemiş bir sürede 1 Milyar $’ı bulacağını söylemişti. Ama aradan geçen yıllara rağmen, ürün AVM güvenlik görevlilerinin aracı olmanın ötesine geçemedi. Ürünün müşteriye sunduğu değer ile ilgili tahminlerin hepsi boşa çıktı. Şu an Segway, küçük de olsa bir yenileşim örneği olmasını AVM’lere borçlu diyebiliriz.

Google’ın 2011 yılında kullanıma sunduğu Google Plus platformu ise Segway kadar şanslı olamadı. Google yöneticileri, platformun tanıtımını yaptıklarında, Facebook’un tahtını sallayacağına ve sosyal medya pastasından iri bir dilim alacağına dair kendilerinden son derece emindiler. Bu arada Google Plus gerçekten pek çok yönden Facebook’tan iyiydi. Ama Google Plus çözümü de Csikszentmihalyi’nin bahsettiği sosyal değerlendirme sürecinden geçemedi. İnsanlar Facebook varken, Google Plus’ı kullanmayı yeteri kadar değerli bulmadılar. 8 yıllık ısrarın ardından, hala hedeflediği kullanım seviyesini yakalayamayan Google, 2019 yılının Ağustos ayında platformu kapattı.

Bu arada, yeni (ilave/farklı) değer yaratmak için illa yepyeni bir çözüm ortaya koymanın ya da illa yepyeni bir ihtiyaca dokunmanın gerekli olmadığının altını çizelim. Daha önce hiç karşılanmamış bir müşteri ihtiyacı için eşi benzeri görülmemiş bir çözüm ortaya koyuyorsanız süper bir yenileşim örneği çıkartmışsınız demektir. Hali hazırda karşılanan bir ihtiyacı yeni bir çözüm ile daha iyi bir şekilde karşılıyor olmak da bir yenileşim örneğidir. Bilinen bir çözümün başka bir ihtiyacı karşıladığı ve değer ürettiği durumlar da olabilir. Bunlar da yine yenileşim örneği olarak değerlendirilebilir. Daha fazla detay için “Çözmeye Değer Sorunlar” yazısını okuyabilirsiniz.

Peki, gelelim yaratıcılık kavramına… Yaratıcılık, farklı ve yeni bir şey yaratmak için hayal gücünü kullanma becerisidir. Yenileşim için yaratıcılık gereklidir. Ama yaratıcı olmak için illa yaratılan şeyin yeni bir değer oluşturduğunu ispatlamak şart değildir. Farklı ve yeni bir fikir ortaya koyduğunuzda yaratıcı olursunuz. Farklı ve yeni bir çözüm (ürün veya hizmet) ortaya koyduğunuzda da yaratıcı olursunuz. Ortaya koyduğunuz fikir veya çözüm, farklı olsun olmasın, yeni bir değer yaratıyorsa yenileşim yapmış olursunuz.

Son olarak yenilikçilik kavramına da değinelim. TDK, yenilikçilik için “Yenilikten yana olma durumu” diye bir tarif yapmış. Ama bu sözcüğün, günlük hayatta nasıl kullanıldığına baktığımızda, bazen yenileşim bazen de yaratıcılık yerine kullanıldığını görüyoruz. İki kullanım da TDK’nın yaptığı bu yüzeysel tarifin içine giriyor diyebiliriz sanki…